Annemi çok özlediğimi size hiç söylemiş miydim? Özellikle bayramlarda ve özel günlerde burnumun direği sızlar onu düşündükçe. Nasıl telaşlanırdı kıyamam her şeyimiz yeni olsun diye! Temizlik hastasızdı, her şey pırıl pırıl olsun diye çok uğraşırdı. Kimse kırılmasın, üzülmesin diye kırılmayı göze alırdı hep. Önce anne tarafına gitsek baba tarafının, baba tarafına gitsek anne tarafının hatırı kalırdı. Hep arada kalırdı. Kimseyi memnun edemezdi o başka. Herkes ayrı ayrı plan yapar, biri diğerine küser ve aralarını bulmak canım anneme kalırdı. O üzülse de belli etmez , herkesi bir araya getirmenin sevincini yaşardı. Hayatını kolaylaştırmaya değil de zorlaştırmaya uğraşırlardı nedense. En çok neye üzülürüm biliyor musunuz? Yeni tabak, bardak, örtü vs. ne varsa kullanmaya kıyamaz ve sonra kullanırız diye saklardı. Maalesef çoğunu kullanmak nasip olmadı. Hep en iyiyi, en güzeli almayı severdi. Ancak aldıklarını ya itina ile kullanır, ya da zamanı gelince kullanırım diye kenara ayırırdı.Annemi çok özlediğimi size hiç söylemiş miydim? Özellikle bayramlarda ve özel günlerde burnumun direği sızlar onu düşündükçe. Nasıl telaşlanırdı kıyamam her şeyimiz yeni olsun diye! Temizlik hastasızdı, her şey pırıl pırıl olsun diye çok uğraşırdı. Kimse kırılmasın, üzülmesin diye kırılmayı göze alırdı hep. Önce anne tarafına gitsek baba tarafının, baba tarafına gitsek anne tarafının hatırı kalırdı. Hep arada kalırdı. Kimseyi memnun edemezdi o başka. Herkes ayrı ayrı plan yapar, biri diğerine küser ve aralarını bulmak canım anneme kalırdı. O üzülse de belli etmez , herkesi bir araya getirmenin sevincini yaşardı. Hayatını kolaylaştırmaya değil de zorlaştırmaya uğraşırlardı nedense. En çok neye üzülürüm biliyor musunuz? Yeni tabak, bardak, örtü vs. ne varsa kullanmaya kıyamaz ve sonra kullanırız diye saklardı. Maalesef çoğunu kullanmak nasip olmadı. Hep en iyiyi, en güzeli almayı severdi. Ancak aldıklarını ya itina ile kullanır, ya da zamanı gelince kullanırım diye kenara ayırırdı. İnsan ne kadar yaşayacağını bilmiyor ki... Bilse nasıl yaşardı acaba? Kim bilir daha yapmak istediği ne çok şey vardı, belki de görmek istediği ve göremediği ne çok yer... Kutlamak isteyip te kutlayamadığı ne çok şey... Hayat ne kadar da kısa gelmiştir ona. Kim düşünebilir ki o kadar az yaşayacağını.
Ondan sonra ki özel günlerin nasıl buruk geçtiğini tahmin edebilirsiniz herhalde. Ne anne tarafı, ne de baba tarafı doldurabilir ondan kalan boşluğu. Öyle zor, öyle zor ki! Sadece onunla yaşadığım eski güzel günleri düşünürüm hep. İçim sızlar. Bana her şey onu hatırlatır. Onsuz günker sıradan herhangi bir günden farksızdır artık. Aslında gelenek ve göreneklere saygı duyarım. Hatta devam ettirilmesi taraftarıyım . Ancak benim gibi boynu bükük kalanlara göre değil bayramlar. Nasıl bayram sevinci yaşar ve yaşatır bu yürek kendi kalbi kırıkken? Çocuklarım hiç tanıyamadılar annemi. Kardeşim minicikti onu kaybettiğimizde. Babamsa kırklarının başında. Hayat onlara da adil olmadı yani. Ben onun kızı olduğum için çok şanslıyım. Ne kadar ona doyamadıysam da ondan öğrendiklerimle büyütmeye çalışıyorum çocuklarımı. Hayatımı onlarla paylaşmaya çalışıyorum. Keşke biraz daha zaman geçirebilseydik beraber. Keşke torunlarını beraber büyütebilseydik. Keşke sıraya girip hepimiz öpebilseydik o pamuk ellerinden? Keşke birlikte yaşayabilseydik her sevinci.
18 Şubat 2010 Perşembe
Annemi çok özledim
Gönderen gerçek hayatlar zaman: 08:33
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder